3 Mayıs 2020 Pazar


Efeler Belediyesi ve Eski Minibüs Garajı

         Yerel basından Efeler Belediyesi başkanı sayın Fatih Atay’ın Zafer Meydanı’nda bulunan eski minibüs garajı ile ilgili projesini okudum. Yenikiroba.com’daki habere göre Sayın Atay buranın otopark, dükkân vb. yapılacağını söylüyor. Arka tarafına da bir kültür merkezi planlıyorlarmış. Projenin ayrıntılarını bilmiyorum. Bizde yöneticiler basının karşısına geçip ayrıntılı olarak ilgili projeyi pek tanıtmadıkları için bilmiyoruz. Ayrıca finansman için İsviçre’den 11 milyon avroluk bir kredi görüşmesi de yapılmış.

         Aydın’da yaşayan ve kent merkezindeki trafik, çevre, insan kalabalığı, kirlilik vb. sorunlarına tanık olan ve yer yer bu sorunlardan bunalan bir kentli olarak merak ediyor ve sormak istiyorum.

         Eski minibüs garaj arazisine otopark yapma kararı neden ve nasıl alındı bilmek istiyorum. Ayrıca bu otopark kaç araçlık olacak, oraya kaç dükkân yapılacak, mülkiyeti ne olacak, belediye bu yatırımdan ne kazanacak, yoksa birilerine kazanç kapısı mı olacak, bilmek istiyorum. Aydın’ın en büyük halk pazarı Salı Pazarı’nın orta yerine yapılacak böylesi bir otopark o gün nasıl çalışacak, bu ayrı bir merak konusu.

Bu kararı alırken nasıl bir çalışma yapıldı? “ Burayı otopark yapalım” fikri nasıl ortaya çıktı, bilmek istiyorum. Elinizde hangi bilimsel çalışma, araştırma, rapor vb. ögelerin verileri vardı? Böylesi bir data topladınız mı? Merak ediyorum.

Bu alana otopark yapmak çok zorunlu ve gerekli midir, bu konu üzerinde ayrıntılı düşünülüp tartışılmış mıdır, bilmek istiyorum.

Bu karar alınırken çevre mühendislerinden, şehir planlamacılarından, kent içi ulaşımla ilgili birimlerden, konuyla ilgili odalardan herhangi bir görüş alındı mı, bilmek istiyorum.

Buraya yapılacak bir otoparkın yakın çevre üzerindeki sonuçları ne olacaktır, böylesi bir kaygı duydunuz mu, bilmek istiyorum.

Bu otopark o bölgedeki trafiği artıracak mı azaltacak mı, bilmek istiyorum.

Buraya otopark ve dükkânlar dışında, başka bir şekilde halk için daha yararlı bir yatırım yapabilir miyiz sorusu soruldu mu, başka fikir ve öneriler oldu mu, doğrusu merak ediyorum. Örneğin, bu alana bir yeşil alan kazandırma fikri ve önerisi oldu mu, araç ve insan trafiğinden bunalan insancıkların kendisini atacağı bir park. Anımsayınız, İstanbul’da Gezi Parkı’nın yeşili için milyonlar sokağa döküldü bu ülkede. Buradan hiçbir şey öğrenmedik mi? Yeşil dokunun önemi, değeri, biz kentlileri nasıl olumlu olarak beslediği. Tüm bunlardan aklımızda bir şey kalmadı mı? Basının karşısına çıkıp “ eski minibüs garaj alanına  otopark yapacağız “ demekle olmuyor bir kenti yönetmek. Betondan bunalmış, sağlıklarını yitirmiş insanlara yapacağı önerisi bu mudur, Efeler Belediyesi’nin?

Soruları çoğaltmak mümkün. Ama biliyorum ki birçok insan yaşadığı çevrede yapılan işlerin sonuçlarını pek irdelemez, bunların olumsuz sonuçları üzerinde durmaz. Herkes yaşam telaşı içindeyken gündemlerinde daha yakıcı şeyler vardır. Ama bu ilgisizlik nedeniyle yaşadığımız kentler her gün daha yaşanmaz oluyor.

Oysa eski minibüs garajı ile ilgili bir çalıştay yapılabilir, oraya ulaşım, çevre, kültür – sanatla ilgili sivil toplum örgütleri çağrılabilir, farklı fikir ve öneriler tartışılabilir ve bunlar Aydınlılarla paylaşılabilirdi. Belki bir proje yarışması bile düşünülebilirdi. Böylesi önemli kararlar almadan önce yapılacak ayrıntılı bilimsel çalışmalar akılcı ve başarılı bir yerel belediyeciliğin kilit taşlarıdır.

Zafer Meydanı bölgesine yapılacak böyle büyük bir otopark o bölgeye araç trafiğini artırmaz mı? Trafiği hiç azaltmayacağı kesin. Birçok çağdaş kent,  kent merkezlerini insanlarının yararına araç trafiğine kapatma kararı alırken – ki biz bu konuda çok geç kaldık – biz kent merkezlerine devasa otopark yapmayı sürdürüyoruz hâlâ. “ Kent merkezinde trafiğe çıkan araç sayısını azaltalım” gibi bir düşünce, bir kavram yok kent planlamacılığında. Bunun için çevreci, kirlilik yaratmayan ulaşım alışkanlıklarını teşvik edelim, özendirelim politikası da yok. Bunun en temel nedeni kent yönetimiyle ilgili temel bir strateji yokluğudur. Kentin gereksinimleri, bu gereksinimlerin öncelikleri, yapılacak çalışmaların ve yatırımların kent ve kentliler üzerindeki olumlu – olumsuz sonuçları vs. Tüm bunlarla ilgili bilimsel çalışmalara ve dataya gereksinim duyulmalıdır.

Çevreci bir belediye başkanı görüntüsü veren sayın Fatih Atay yeşili, soluduğumuz temiz havayı, trafik sorunsalı ve stresini Aydınla ilgili alacağı her kararda önüne koymalı ve ona göre bir strateji yaratmalıdır. İlk döneminde yaratacağı doğru bir strateji geleceği de doğru kurmanın anahtarıdır. Yoksa Aydınlılara çevreci ve temiz ulaşım araçlarını kullandırmayı hedefliyoruz diyerek bisiklet yolları yapan sonra kentin göbeğine devasa bir otopark konduran bir başkan çelişkisinden kurtulamaz. “Nasıl bir Aydın, nasıl bir kent” sorusu yakıcı sorudur ve bu konuyla ilgili ne kadar çalıştay,sempozyum vb. yapılsa azdır.

                                                                                     05 Mart 2020

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kent Ormanları ve Aydın’ın Akciğerleri?             Yaşadığımız kentler betonu bol, yeşili az kentlere dönüştü uzun zamandır. Yağmacı ...