Tralleis
Antik Kenti: Geleceğin Aydın’ında Stratejik Bir Kültürel Koz
Ege
bölgesi tarihi zenginlikleri ve kültürel mirası ile Anadolu’nun incisidir desek
yanlış olmaz. Bölgenin önemli bir ili olan Aydın ise sahip olduğu tarihi
kentler dokusu ile ilk sırada yer almaktadır. Miletos, Priene, Didyma, Afrodisias, Menderes Magnesia’sı, Tralleis gibi
örenleri hem tarihi geçmişleri hem de kalıntıları açısından göz kamaştırıcıdır.
Bunlar arasında Tralleis antik kenti birçok
açıdan şansız bir geçmişe sahiptir.
Osmanlı
dönemindeki kısa süreli ve kapsamı dar kazıları saymazsak ilk kez 1996 yılında
sistematik kazı olanağına kavuşan Tralleis öreninin görkemli kalıntıları ne
yazık ki şu ana kadar gün ışığına çıkarılamadı. Büyük bir heyecan ile başlayan
bu kazılarda Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın Belediyesi ve Müze
Müdürlüğü’nün üçlü işbirliği ile çok fazla yol alınamadı. Sırasıyla Dr. Rafet
Dinç, Prof. Abdullah Yaylalı, Prof. Aslı Saraçoğlu kazıları yürüttü. Şimdi ise
Prof. Dr. Nurettin Öztürk kazıyı devraldı. Kazıların 12 aya yayılacağını
bakanlık açıkladı. Nitekim, kazı alanı arkeologlar için büyük bir şanstır
çalışma koşulları açısından. Kent merkezinde yer alması çalışmalarını daha
verimli ve enerjik kılabilir. Birçok kazı zor barınma koşulları içermektedir.
Tralleis kazılarında bir memur gibi sabah kazı alanına gidip akşam evinizde
dinlenebilirsiniz. Bu büyük bir nimettir.
Tralleis
kazısının Aydın için stratejik önemi vardır. Çünkü antik kent tarihi açıdan
önemli ve kalıntısı çok olmak gerekir. Nitekim tarihi kaynaklar da bunu
doğruluyor. Bu antik kentin kazılarla ortaya çıkarılması yarınların Aydın’ı
için stratejik öneme sahiptir. Kent merkezinin yerli ve yabancı turizm
etkinliklerine sahip olmasında önemi büyüktür. Bu açıdan kazıların öneminin yeterince
anlaşılmadığını söylemek yanlış olmaz. Kent ekonomisine getireceği katkı çok
yönlüdür ve Aydın’ın kültürel yapısını derinden etkiler. Bir an için her yıl
Tralleis örenini birkaç milyon ziyaretçinin ziyaret ettiğini düşleyelim. Bu
kent ekonomisi için bir motor güç demektir. Kapsamlı ve planlı kazılarla kent
ayağa kaldırılırsa bu mümkündür ve bu konu Aydın’ın kalkınma planlarında ( eğer
varsa ) ilk sıralarda yer almalıdır. Bu konuda rasyonel bir bakış açısına ve
yaklaşımlara gereksinim vardır.
Kazıların
istenilen düzeyde ve kapsamda yapılamamasının birçok nedeni var kuşkusuz. Arkeolojik
kazılar ciddi parasal kaynak ve iyi bir kazı ekibi ile yapılabilir. Devletin
verdiği ödenekler ile kapsamlı kazılar yapmak hiç kolay değildir. Güçlü
sponsorlar bulma becerisini göstermek gerekiyor. Ayrıca kazı üç beş arkeolog
ile yapılabilecek bir şey de değildir. Mutlaka farklı disiplinlerden zengin bir
kazı ekibi oluşturmak zorunludur. Bu kazı ekibinin uyumlu ve verimli
çalışabilmesi için kişisel beklentilerden uzak, bilimsel ve birlikte çalışma
kültürü yüksek arkeologların o ekipte yer alması gerekir. Önceki kazılarda
belki bu alanda istenilen ortam ve çalışma iklimi yaratılamamış, eksik kalmış
olabilir diye düşünüyorum. Bir konuda başarı nitelikli ekip çalışmaları sonucu
gelir. Kazı ekibinde doğru bilim insanlarının seçimi kazının başarısını
doğrudan etkiler. Afrodisas kazılarında Prof. Kenan Erim gibi işine kendini
vakfetmiş insanlara gereksinim büyüktür.
1996
yılında kazılar başladığında bugünkü Üç
Gözler denen Gymnasium yapısının
görkemi nedeniyle oraya odaklanıldı belki de. Başka alanlarda da açmalar
yapılmasına rağmen oradan çıkılamadı. Tralleis’in en önemli yapıları kentin en
önemli, en güzel mevkisinde, yani askeri garnizonun olduğu alanda bulunmak
gerekir. Tarihsel kaynakların dile getirdiği önemli devlet yapıları, tapınaklar
belki de o mevkidedir. Dolayısı ile bu askeri tesisin taşınması ilk yapılacak
iş olmalıdır. Bu yapılamazsa kazılar bir kısır döngü içine girer. Bu konuda
mutlaka sonuç alıcı çalışmalar yapılmalı ve kazılar o bölgelerde
yoğunlaştırılmalıdır. Aynı şekilde, Aydın
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin olduğu alan da kentin önemli
yapılarının olabileceği sektörün içinde yer alır. 1970’li yıllarda oradaki Sanat Okulu’nda okurken bir iş
makinesinin çalışması sırasında tonozlu büyük bir yapının ortaya çıktığını hâlâ
anımsarım. Bu konu çözülmeden kazılara bir ivme kazandırmak zordur.
Antik
kent kazılarının başarıya ulaşmasında sivil toplum çalışmaları başka önemli bir
eksikliktir. Bu alanda kamuoyu oluşturucu ve kazıya parasal destek sağlayıcı
çalışmalar yapmak kültür gönüllülerinin önünde duran görevlerdir. Afrodisias
kazılarına destek olmak için kurulan Geyre
Vakfı gibi bir Tralleis Vakfı
kurulabilir, bu çatı altında bu çalışmalar yapılabilir. Bu konuda aydınlara
önemli görevler düşüyor.
Yaşadığımız
kentlerin tarihini ve tarihsel mekânlarını korumak, bilimsel çalışmalar ile
onları ayağa kaldırmak, onlara sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara aktarmak uygar
olmanın en temel koşullarındandır. Bunları gerçekleştirdiğimiz oranda ve uygar
ve çağdaş olunuyor günümüz dünyasında.
12 Kasım 2019
12 Kasım 2019
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder