11 Kasım 2019 Pazartesi

Aydın'da Müzik Kültürü



Aydın’da Müzik Kültürü ve Atatürk’ün Müzik Devrimi

         Günümüzde kent denilince ilk sıralarda gelen özellikleri arasında o kentte var olan kültür sanat etkinlikleri gelir. Çağdaş birçok kentin en temel özelliği güzel sanatların her alanında üretken dinamiklere sahip oluşu ve bu alandaki üretimi kentlilerle buluşturmasıdır. Kırsalda bu yoktur. Sergiler, dinletiler, açık hava konserleri, atölye çalışmaları vb. birçok etkinlik kenti kent yapan niteliklerdir. Bunlar arasında müzik etkinliklerinin ayrı bir yeri vardır. Bunda insanın müzikle ilişkisinin matematik, estetik vb. açılardan olduğu gibi doğrudan ve doğal oluşunun rolü büyüktür.

         Aydın’da da bu kapsamda her yıl müzik etkinlikleri gerçekleştirilmekte ve kentliler tarafından ilgi ile izlenmektedir. Aydın Büyük Şehir Belediyesi’nin ulusal bayramlarda düzenlediği konserler, özel organizasyonlar, TSM ve THM korolarının dinletileri ilk akla gelen etkinliklerdir. Bu etkinlikler kapsamında bir eksikliği dile getirmek için bu yazı yazılmıştır.

         Bu müzik etkinlikleri arasında TSM ve THM koro çalışmaları çok popülerdir ve geniş bir dinleyici kitlesi vardır. İlk akla gelen Aydın Kültür ve Sanat Derneği’nin TSM (Türk Sanat Müziği) Korosu, Aydın BŞB TSM Korosu, Efeler Belediyesi TSM Korosu, ADÜ TSM Korosu, Akşam Sanat Okulu TSM Korosu gibi müzik etkinlikleridir. İnsanları bir müzik etkinliği merkezinde buluşturması, sosyal ortam yaratması, ulusal müziğimiz olan Türk Sanat Müziği’ni yaşatması açısından  bu korolar önemli işlev görmektedirler. Bu koroların verdiği dinletiler arasında Atatürk’ün sevdiği şarkılar, Atatürk’ün sevdiği türküler temalı dinletiler de yer almaktadır. Bu da kuşkusuz çok olumlu ve önemlidir. Ulu önder Atatürk’ü bu vesile anarken onun müzik ile olan ilişkisinin yalnızca Türk sanat müziği, Türk halk müziği olmadığı, asıl amacının çağdaş anlamda çoksesli müzik kültürünü ülkemize yerleştirmek olduğu unutulmamalıdır. Daha 1928 yılında İstanbul’da katıldığı bir açık hava etkinliğinde “ Müziksiz devrim olmaz” derken amaçladığının çoksesli müzik olduğu anlaşılmıştır. Paul Hindemith, Joseph Marx, Prof. Carl Ebert, Bela Bartok gibi müzik insanlarının Türkiye’ye davet edilmesi ile çağdaş anlamda konservatuarlar, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Opera ve balesi gibi kurumlar oluşturulmuştur. Yetenekli birçok Türk genci yurt dışına klasik  müzik eğitimi almak üzere gönderilmiş ve döndüklerinde bu kurumlarda öncü çalışmalar yapmışlardır. Kendi ulusal müzik kültürümüzden kopmadan, onu  yozlaştırmadan çağdaş yöntem ve tekniklerle onu aşmayı ve geliştirmeyi amaçlayan bu çalışmalar müzik devriminin yapı taşlarını oluşturmuştur. Atatürk’ün müzik ile ilişkisi yalnızca klasik sanat müziği ve Türk halk müziği değildir. Kuşkusuz o Osmanlı kültürü içinde doğup büyümüş ve o kültürün bileşenleri ile kişiliği oluşmuştur. Klasik Türk sanat müziğini sevmesi çok doğaldır. Ama onun asıl amacının müziğimizi çağdaşlaştırmak olduğu anımsanmalıdır.

         Ulusal bir ezgimizi, türkümüzü özgün hali ile korumak, onu icra etmek, yaşatmak çok önemlidir. Bu etnografik bir özelliktir. Ama bir şarkıyı, bir türküyü 200 yıl önceki haliyle söyleyip durmak gelişmişlik olmamak gerekir. Onu yeni form ve kalıplarda daha zengin ifade olanaklarıyla geliştirmek gerekir. Müzik devrimiyle yapılmak istenen de budur. Kaldı ki günümüzde Türk Sanat Müziği ve Türk halk müziğimizi bile koruyamadık, yozlaşmasını engelleyemedik. Özellikle 1970’li yıllardan itibaren yükselen arabesk kültür dalgası bu iki müzik türünü gazino kültürüne kurban etti.

         Aydın BŞB, Efeler Belediyesi gibi yerel yönetimler bu müzik etkinliklerine destek verirken Atatürk’ün müzik devrimini ve amaçlarını da anımsamalı ve o alanda da çalışmalara destek olmalıdırlar. “ Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” ile olmuyor. TSM koroları yanında çoksesli koro çalışmalarına arka çıkmalı, eğer yoksa başlatmalı ve halka çoksesli müzik kültürünü kazandırıcı çalışmalar yapmalıdır. Kentimizde bir klasik müzik orkestrası hâlâ yoktur. Bu önemli bir eksikliktir. Büyük Şehir Belediyesi bir küçük oda orkestrası kurabilir. Mütevazi bütçelerle bu gerçekleştirilebilir.  Bunun için bir irade göstermek gerekir. Atatürk’ün kurucusu olduğu CHP’nin yönettiği bir yerel yönetim Atatürkçüyüz derken bunun içini doldurmalı ve bu yönde çalışmalar yapmalı, adımlar atmalıdır. Ülkemizde yüzlerce konservatuar var, buralarda çağdaş anlamda klasik müzik eğitimi almış binlerce genç yetişiyor ve büyük çoğunluğu iş bulamıyor. Onlar da geçim derdi ile Türk müziğine yöneliyorlar, çünkü Türk müziği kolay. Aldıkları eğitim de bir işe yaramıyor. Bu gençlerin birkaçını istihdam edip böyle bir küçük orkestra kurabilir Aydın Büyük Şehir Belediyesi. Kurmalıdır da. Bu Aydın’daki müzik kültürü konusunda yapılacak en önemli atılım olacaktır. Kentimizin çağdaş yüzünü zenginleştirecek bir kazanım olacaktır. İlimizde vereceği düzenli dinletiler kent kültürüne ve yaşamına farklı bir boyut kazandırıcaktır.

         Atatürk’ün devrimine sahip çıkarken onun amaçladığı her devrime sahip çıkmak gerekiyor. Kaynaklarımızı o devrimin amaçları ve kazanımları yolunda kullanmak gerekiyor. Bu kentte yaşayan insanlara yalnızca popüler kültür sanatçılarını değil bir Bach ve Mozart konçertosunu da dinletmek, tanıtmak gerekiyor. Özellikle geleceğimiz olan çocuklarımıza. Yalnızca Mehteran Takımı kurarak Atatürkçü olunmuyor.

                                                                                               05 Kasım 2019







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kent Ormanları ve Aydın’ın Akciğerleri?             Yaşadığımız kentler betonu bol, yeşili az kentlere dönüştü uzun zamandır. Yağmacı ...